-
Cennetten gelen bir armağan
Çinliler’in cennetten gelen bir armağan olarak kabul ettikleri ipek böceği uzun yıllar Çin’de üretildi ve özellikle Avrupa’dan aldığı yoğun istek sayesinde dünyanın ilk uluslararası ticari ürünlerinden biri olarak ünlü ipek yoluna da adını verdi. Uluslar arası ticaretin en eski ürünlerinde biri olan ipek ve ipek böcekçiliği dünyaya Çin’den yayılmıştır. Dut ağaçlarında yaşayan ipek böcekleri Çin’in yerel hayvan türlerinden biridir. Bir söylenceye göre İÖ 2098 yılında imparator Huang Di (“Sarı İmparator”) döneminde, onun 14 yaşındaki gelini Prenses Hsi-Ling Shi, dut ağacı yaprakları arasında ipek böceğinden oluşan kozalarda dokumaya elverişli ince ipek liflerini keşfetmiş ve kozaları sıcak suya batırıp çektiği ipekle kendisine bir elbise yapmış[1]. Daha sonra bu keşif tüm Çin’e yayılmış.…
-
Böcekten gömleğe: İpeğin Datça’daki büyüsü
Yaz sezonu başlarken Datça’daydım. 90 lı yıllarda, Muğla’da öğrenciyken, Datça’ya birkaç kez gelmiştim fakat bu gelişim en güzeliydi ve çok sayıda güzel insanı tanıma fırsatı yakaladım. Özellikle eski Datça’nın atmosferi çok güzel. Ben ve arkadaşlarım taş evleri ve bahçelerini çok sevdik. Eski Datça bölgesinde ilk tanıştığımız insan ise, antik Cafe&Bar’ın güler yüzlü ve bir o kadar da güzel elemanı Naile hanım oldu. Can Yücel sokağının hemen başında bulunan Antik cafe, ağaçlar içerisinde kurulmuş çok şirin ve insanı kendisine çeken bir mekan. İpek ürünlerin sergilendiği Datça Sanat isimli mekanın hemen arkasındaki Antik Kafe, ağaçlar arasına gizlenmiş bir güzellik. Eski datça’yı gezerken dinlenmek için çok ideal bir mekan oluşturulmuş.mekan Etrafı dolaştıktan sonra…
-
Mavi bir serinlik Datça
Datça; dağla denizi, Akdeniz’le Ege’yi birbirine kavuşturmuş, maviye dokunup yeşile boyanmış, sanki yeryüzündeki her güzellikten bir parça ödünç alıp benliğine katmış. Datça’yı bu denli eşsiz kılan bu mudur acaba… Strabon, “Tanrı yarattığı kulunun uzun ömürlü olmasını isterse, onu Datça Yarımadası’na bırakır” demiş yıllar önce. Acaba bu sözünün bir gün kulaktan kulağa yayılıp Datça’nın her bir yanında ünleneceğini bilse, “Ah keşke biraz daha afilli bir laf etseydim!” diye yakınır mıydı? Yoksa “ne eksik ne de fazla bir laf etmişim, Datça’ya tam da yakışanı dillendirmişim” diye mi düşünürdü? Bana kalırsa, ikincisinin ihtimali bir hayli yüksek; öyle ya, bu söz Datça’ya tam uymuş, özenle dikilmiş bir kıyafet gibi tam üstüne oturmuş. Datçalılar öyle…
-
İpekböcekçiliği yeniden Datça ekonomisine kazandırılıyor
Datça’da yöresel tarım ürünlerine sahip çıkarak, daha çok gelir getiren tarımsal ürünlerin yaygınlaştırılmasına yönelik bir çalışma başlatan Gıda,Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürlüğü bu konuda önemli bir adım daha attı. Müdürlük, geçmiş yıllarda Datça kültüründe önemli bir yeri olan ipekböcekçiliğini yeniden ekonomiye kazandırma amacıyla bir çalışma başlattı. Datça’daki dut ağacı sayısını artırarak işe başlayan Müdürlük, çalışmalar kapsamında yaptığı yaklaşık 2 bin adet ücretsiz dut fidanı dağıtımıyla üretimi yaygınlaştırmaya çalışıyor. ‘DUT AĞACI SAYISINI ARTTIRACAĞIZ’ Gıda, Tarım ve Hayvancılık İlçe Müdürü Murat Durmaz yaptığı açıklamada, ipeğin, Datça’nın günlüğünde yeniden yer alması ve ekonomik girdi sağlaması amacıyla çalışmalara başladıklarını bildirdi. İlçedeki dut ağacı sayısının azlığına dikkat çeken Durmaz “İlçemizde 80’li yılların başında unutulmaya…
-
Renkli Kozanın Dönüşü
Datça’da çoktan unutulmaya yüz tutmuş ipek böcekçiliği geleneği genç gönüllülerin elinde yeniden doğuyor. İşte geleneğe dönüşün başarı öyküsü. Datça’da ipek böcekçiliğinin yeniden canlanmasının ilginç bir öyküsü var. Her şey, İstanbul’da uzun yıllar bankacılık yapan Müberra ve Yaşar Aydoğan çiftinin Datça’ya yerleşmesiyle başlamış. “Buranın havasını, suyunu tüketiyorsak bir faydamız da olmalı” diye düşünüp yöredeki ipek böcekçiliği geleneğini yaşatmaya karar vermişler. Bursa’dan getirdikleri ipek böceklerini dut yapraklarıyla besleyerek kozalardan ipek elde etmişler. Sonra kendi yaptıkları el tezgâhlarında çeşitli giysiler dokumuşlar. Bununla da yetinmeyip bu yıl ilk kez yöreye özgü sarı ve yeşil koza üretmişler. Eski Datça’da asırlar sonra yeniden başlattıkları ipek böcekçiliği zanaatını Hızırşah, Kızlan ve Sındı köyleriyle Reşadiye Mahallesi’ne yaymışlar. Bütün…
-
İpekçilik Masaya Yatırıldı
Türkiye ipekböcekçiliği ve ipekçiliğinin Muğla ve yöresindeki durumunun değerlendirildiği “Türkiye İpekböcekçiliği ve İpekçiliği Milli Komitesi” 2011 yılı 2. yürütme kurulu toplantısı Köyceğiz’de yapıldı. Türkiye İpekböcekçiliği ve İpekçilik Milli Komitesi toplantısı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı.Yapılan toplantıya; Kaymakam Yücel Gemici, Belediye Başkanı Salih Erbay, Muğla İl Müdürü Ahmet Dallı, , Koza Birlik Genel Müdürü İsmail Aydın, Koza Birlik Yönetim Kurulu Başkanı Adem Yılmaz, Koza Birlik Yönetim Kurulu Başkanı V. Ahmet Bülbül, Milli Komite Başkanı Ankara Üniv.Öğrt.Üyesi Prof Dr. Çetin Fıratlı, Uludağ Üniversitesi Öğrt. Üyesi Milli Komite Üyesi Prof.Dr. Ümran Şahan, Muğla Sanayi ve Ticaret Odası Genel Sekreteri Hüdai Örnek, TOBB Milli Komite Genel Sekreteri Pervin Özdündar, Bursa Ticaret Borsası…
-
Bankacılığı bırakıp ipekçi oldular
İstanbul’da bankacılık yapan Müberra ve Yaşar Aydoğan çifti, yaz tatilinde gittikleri Datça’nın havasına, kokusuna, denizine, bademine, balına aşık oldular. Dört yıl önce Datça’ya yerleşen çift, şimdi kaybolmaya yüz tutan ipekçiliği yeniden canlandırdılar, saf ipek dokuyorlar. Büyük kentlerde yaşayan birçok kişinin sıkıntılarla, pişmanlıklarla dolu olmayan bir günü bile geçmez. Hep gitmek isteriz; uzaklaşmak, küçük bir Ege kasabasında ömür geçirmek… Bunları söylemek kolay da hayata geçirmek pek o kadar kolay değil. Gitmek isteği geldiğinde insanın içine, bir yandan da bağımlılık, alışkanlıklar, gidip de ayakta kalamama ihtimalinin sıkıntısı da yerleşir kalbe. Bu yüzden gidebilenler biraz da cesurdur aslında. Hele bir de gitmek, kalmaya dönüşebilmişse ve orada da hayata dair, insana dair üretim devam…
-
İpek böceğinin mucizesi
Dut yapraklarıyla büyüyüp, kendi etrafına üst dudağından çıkardığı zamkla bir koza ören ipek böceği ölürken bir mucizeye de imza atıyor. Tarihi ipek böcekçiliği Datça’da yeniden hayat buluyor… Dut ağaçlarında kozaya dönüşen ipek böcekleri, kaynar kazanlara atılıp iplik haline geliyor… Muğla’nın Datça İlçesi´ne bağlı Hızırşah Köyü´nde 3 yıl önce yeniden başlatılan ipek böcek yetiştiriciliği giderek yaygınlaşırken, kozalarından ipek çekimine başlandı. Ateşler yakılıp, kozalar kazana atıldı. Köyün yaşlıları kaynar suların içindeki kozalardan büyük bir ustalıkla iplik çekerken, gençler meraklı gözlerle onları izledi. Hızırşah´da bu yıl 260 kilogram kozadan, yaklaşık 70 kilogram iplik elde edilmesi hedeflendiği belirtildi. Hızırşah Köyü´nde 3 yıl önce yeniden başlatılan ipek böcek yetiştiriciliği giderek yaygınlaşırken, gönüllü aileler tarafından yetiştirilen…
-
Hızırşah´ta Gelenek Yeniden Canlanıyor
Hızırşah Köyü’nde 3 yıl önce yeniden başlatılan ipek böcek yetiştiriciliği giderek yaygınlaşırken, gönüllü aileler tarafından yetiştirilen ipek böceklerinin ördüğü binlerce koza, iplik çekme aşamasına geldi. Muğla’nın Datça İlçesi’ne bağlı Hızırşah Köyü’nde 3 yıl önce yeniden başlatılan ipek böcek yetiştiriciliği giderek yaygınlaşırken, kozalarından ipek çekimine başlandı. Ateşler yakılıp, kozalar kazana atıldı. Köyün yaşlıları Kaynar suların içindeki kozalardan büyük bir ustalıkla iplik çekerken, gençler meraklı gözlerle onları izledi. Hızırşah’da bu yıl 260 kilogram kozadan, yaklaşık 70 kilogram iplik elde edilmesi hedeflendiği belirtildi. Hızırşah Köyü’nde 3 yıl önce yeniden başlatılan ipek böcek yetiştiriciliği giderek yaygınlaşırken, gönüllü aileler tarafından yetiştirilen ipek böceklerinin ördüğü binlerce koza, iplik çekme aşamasına geldi. Nisan ayında dut ağaçlarının yeşermesinden…
-
Çılgın Kalabalıktan Uzakta Datça
Mavi ve yeşilin her tonunun yansıdığı sakin koyları, begonvillerle sarmalanan eski mahalleleri ve Afrodit’in antik kentiyle şairlere ilham veren Datça’da suyun serin doğasıyla baş başa kalabilirsiniz. “Datça’nın yolu bozuk” söylentilerinin gerçek olmadığını bir saatlik yolculukta anlıyor insan. Aksine Dalaman Havalimanı’ndan Datça’ya uzanan güzergâh, Türkiye’nin seyir keyfi en yüksek yollarından biri. Çam ormanlarıyla kaplı yamaçlar, her virajda bir görünüp kaybolan pırıl pırıl muhteşem deniz, dantel kıyılarda süzülen yelkenliler ve tek kişilik ıssız koylar… Bir koluna Ege’yi diğerine Akdeniz’i takan Datça Yarımadası’nın belki de en önemli ayrıcalığı, hemen her yerinden denize girilebilmesi. Ege’nin en iyileri arasında yer bulan Bencik, Çatı ve Çiftlik koyları henüz Datça’ya varmadan bile önünüze seriliveriyor. Dilerseniz yol üzerindeki…














